New York’ta Görülmesi Gereken Başlıca Yerler


This slideshow requires JavaScript.

Downtown:

Brooklyn köprüsü

Dünyanın 8. harikası…1869-1883 yılları arasında inşa edilen bu köprü East river(Doğu Nehri)üzerindedir ve Brooklyn ile Manhattan’ı birbirine bağlar. Üzerinde yürürken harika Manhattan fotoğrafları çekebilirsiniz. 6 treniyle City Hallde inip yürümeniz yeterli.

Wall street-World Trade center

İkiz kulelerin yıkılmasıyla birlikte eski tadı kalmasa da ya da olanları düsününce tüyleriniz ürperse de New York demek Wall street demek hala…Havasını solumadan, boğanın önünde fotograf çektirmeden dönmek olmaz.R,4,5,2 trenleriyle Cortland,Fulton ya da Wall streette inip çevreyi yürüyerek keşvedebilirsiniz.

Özgürlük Anıtı

Amerika’nın simgesininin bulundugu adaya gitmek icin tekne turlarına katılabilir(www.statuecruises.com)  ya da sadece önünden gecip fotograf cektirsem de olur derseniz Staten Islanda giden gemiyle bedava Staten Island’a giderek Özgürlük anıtına yakından bakabilirsiniz.R treni ile Whitehall Streete gitmeniz gerekiyor. http://www.siferry.com/

South Street Seaport

Favori mekanlarımdan. Bu Amerikalılar nedense su kenarlarında sosyalleşme olayından çok uzaklar. O kadar nehir var ve dogru duzgun ne lokanta var etraflarında ne de yiyecek icecek satan insanlar. O yüzden Seaport bana sıcacık geliyor. Küçücük alısveris merkeziyle,sempatik limanıyla ve muhtesem manzarasıyla harika bir yer. Özgürlük anıtıyla fotograf cektirebilirsiniz Seaportta. En yakın noktalardan biri Özgürlük Anıtına. http://www.southstreetseaport.com/

Tribeca/Soho

Ünlülerin favori mekanı Soho…South Houston Streetin kısaltılmasıyla çıkmış ortaya. Birbirinden lüks ve leziz restaurantları,alışverişine doyum olmayan dükkanlarıyla herkesin gözdesi

Little Italy

Küçük İtalya kendinizden birşeyler bulabileceginiz Çin Mahallesinin hemen yanında kurulmus bir İtalyan Mahallesi….Harika bir lazanya ve tiramusu çekerse canınız uzağa gitmenize gerek yok.

China Town

New York’un en renkli yerlerinden biri….kalabalıktan kendinizi şaşırırken bir o kadar da büyüleneceksiniz. ne ararsanız bulabileceginiz çok eğlenceli bir yer.Görmeden dönmeyin. Canal Streette inip (6,R,N,W,M;J,Z) Çin Mahallesi,Küçük İtalya ve Soho’yu yürüyerek dolasabilirsiniz hepsi birbirine çok yakın.

The Village(West,East,Greenwich)

New York deninca akla ilk gelen yerlerden. Gaylerin ilk kendilerini özgürce ifade etmeye başladıkları, farklılıklarıyla ön plana çıkmış Cadılar Bayramı’na ev sahipliği eden,barları,cafeleri,ve daha nice enteresan dükkanıyla görülmesi şart bir New York kasabası.

Flatiron District

Ütü Binası. New York’un ilk gökdeleni….O kadar şirin bir bina ki bence hiç bir bina onun yerini alamaz. her ne kadar gökdelenlikle alakası olmasa da en güzel bina diyince ilk akla gelenlerden…

Empire State

Şu an için New York’un en yüksek binası. En üst katında(86.kat) fotograf çektirmek ve New York’a tepeden bakıp insanları karınca gibi görmek isterseniz fiyatı 20$.(34.th street&5th ave)

Times Square

Pazarlamanın devi oldugunu kanıtlamak istercesine her gecen gun artan ısıklarıyla sizi büyülemeye hazır bu meydanda 24 saat hareket göreceksiniz. Ve saat kaç olursa olsun fotograf makinenizin flaşına çok da ihtiyaç olmayacak.Turistler için ne kadar cazipse, New Yorklular için bir o kadar uzak durulması gereken alan. En kalabalık,en pahalı,en turistik …..ben en diyeyim siz anlayın kısaca:) Tavsiyem o civardaki elektronikçilerden alışveriş yapmamanız.Alışverişe daha değinmedim ama yine de uyarmak istedim.

Rockefeller Center

Olmazsa olmazlardan….Artık onun da 70.katından New York’u seyredebiliyorsunuz. Tercih sizin,fiyatları Empire State ile aynı.

St Patrick’s Kathedrali

Gelmiş geçmiş en büyük devlet adamlarının cenazelerinin kalktıgı,Rockefeller Center’ın karşısında bulunan, görsel olarak bence New York’un en güzel katedrali. öyle bir enerjisi var ki….içine girince çıkmak istemiyor insan. En azından bana öyle oldu hep etkisi….Muhakkak görün.

Central Park

Ah bu parka bayılacaksınız. Amerika rüyası….Gelmişken hava güzelse çıkarın ayakkabılarınızı ve yayılın çimlere…İçinde yapay havuzları olan bu parkın tadını çıkarın.

Central Park Hayvanat Bahçesi

Gidin ve görün,pişman olmayacaksınız. Foklar,penguenler sizi selamlayacak ve içiniz ısınacak.

Metropolitan Müzesi

Müze seviyorsanız en az 2 gününüzü ayırın. Girerken ücret ödemek icin sıra olmasına aldırmayın,aslında sadece bağış yaparak girebilirsiniz. Gişeye 1-2 dolar vermeniz yeterli.

Guggenheim Müzesi

Malesef bu müze paralı.O ay hangi sergiler olduguna iyice bakmanızı öneririm gitmeden önce,sevip sevmediginizi görmeniz için.

Broadway Müzikali

New York’a gelmişken bir müzikal izlemeden dönerseniz oturup ağlayın bence.İngilizceniz yeterli olmasa da dert değil,o sizi büyüsüne her şekilde kaptırır. Mamma Mia’dan,Hairsprey’e Memphis’ten Chicago’ya hepsi birbirinden müthiş müzikallerden birini mutlaka izleyin. Bu arada Stomp Broadway değil Off Broadway ama onu da şiddetle öneririm vaktiniz varsa.

Gerekli bilgiler, Gezilecek yerler içinde yayınlandı | Tagged , , , , , | 6 Yorum

Hayat dolu ve daima canlı….burası New York


Sokaklarda yürürken gördügünüz insanlara dikkat edin. Kendi kendine sohbet eden, hararetle kola şişelerine birşeyler anlatan insanlar göreceksiniz bu şehirde. Kimileri telaş içinde koşturuyor olacak, kimileri de parka yayılmıs dünyayı umursamadan kitabını okuyor….

En güzeli ne biliyor musunuz? Kimsenin kimseye aldırıs etmemesi….Çinlisi, Arabı,İskoçu, Fransızı, İngilizi ,Yunanı, Türkü,Almanı,Japonu hepsi huzur icinde yasıyor birlikte….kimi kosuyor zamala yarısırcasına, kimi ağırdan alıyor hayatını. Ama işin özü herkes özgürce istedigini yapıyor.Ve kimse kimseye aldırıs etmiyor.Yırtık pırtık corapla mini eteginizi giyip cıksanız da sacınızı gokkusagının 7 rengine de boyasanız birsiniz. Kimsenin umrunda degil ne yaptıgınız…onların alanına girmediginiz surece. İşte bu yüzden New York bambaska….işte bu yuzden suyundan bir kere icince bu deli sehrin, baska sularda yüzmek cok ama cok zor geliyor insana.

New York,esiri ediyor sizi….Sizse masum masum teslimiyetinizi izliyorsunuz esiri oldugunuz bu sehrin büyüsüne her gecen gun daha fazla kapılarak.

Evet,kaldıgımız yerden devam edelim ve biraz gidebilecegimiz lokantalardan bahsedelim. Bir defa burası Sushi ve Çin yemeginin cenneti diyebilirim. her kose basında bir sushici ve Çin lokantası bulabilirsiniz.Fiyatları da 5-10$ civarındadır genelde. Çok lükslerinden bahsetmiyorum tabi…Ama Türkiye’ye gore dısarda yenen hersey cok makul diyebilirim.Bu bloga başladıgımdan beri yemeklerini begendigim yerlerden kartvizit topluyorum. örnegin bu aksam Soho’da bir Fransiz lokantasındaydım ve harikaydı….Ben tercihen öyle cok lüks yerlere gitmiyorum. Sonuc olarak ögrenciyim ve uzun süreli kaldıgım icin deli gibi bir butcem yok…Ama surekli dısarda yiyorum ve her gun yeni bir yer kesfetmek hosuma gidiyor. elimden geldigince size önerilerde bulunacagım.

Soho’da hava güzelken dısarda oturup sarabınızı yudumlayabileceginiz güzel bir Fransız lokantası Felix
340 West Broadway, New York, NY 10013
http://felixnyc.com/soho/

Bir digeri Jacques

20 Prince Street New York 10012

http://www.jacquesnyc.com/

Greenwich Village benim favori yerlerimden…Yazın insanın içini ısıtıyor. Bayılıyorum sokaklarında dolaşıp sonrasında da restauranlarında oturup yoldan geçen insanları seyretmeye…..Dedim ya her çeşit insan var burda. Ve keyif almak için sadece gözlemlemeniz yeterli…

Greenwichte bir İtalyan:PAsta Bistro Grill 93 macdougal Street NY 10012

Greenwich Village Mac Dougal streette bir de Yatağan kebap var….Döneri herkesin favorisi….Eğer döner özledim derseniz kesinlikle tavsiye ederim.

Mac Dougal’a gitmek icin B ya da D treniyle West 4 da inip 2 sokak yürümeniz gerekiyor.

Mac Dougal’da daha bir cok restaurant daha var hepsi birbirinden şirin ve yemekleri de bir o kadar güzel,sadece su an isimlerini hatırlamıyorum gittiginiz zaman göreceksiniz :) New Yorkun en eski kahve makinesinin icinde bulundugu bir kafe de var….ilerleyen zamanlarda fotograf makinemle gidip hepsini isim ve fotografla buraya ekleyecegime söz veriyorum

yemeğin üstüne tatlıya ne dersiniz?

“Vive La Crepe” derim ben. Kokusu 2 sokak öteden burnunuza gelen bu krep dükkanına hayır demek gercekten zor. 51 Spring Street New York

West Village’de dün bir de italyan dondurması yedim….nutellalısını tavsiye edebilirim. Larte del Gelato 75 7th ave S (Barrow St)

Daha nicelerini eklemeye devam edeceğim….

Gezilecek yerler, yeme-içme içinde yayınlandı | Tagged , , , , | Yorum bırakın

Brooklyn…


Yıllarca Bay Ridge /Brooklyn’de yaşamış biri olarak Brooklyn denince benim için akan sular durur. Ne komik, New York’a ilk geldigim zaman bir arkadasım Brooklyn’de oturdugunu soyleyince hiiii orası kötüymüs nasıl oturuyorsun demistim. Sanki Brooklyn tek bir mahalleden olusan kucuk bir yermis gibi. Istanbul’un nasıl cok kotu ve iyi yerleri varsa New York’un da cok kotu ve iyi yerleri var. Ben 5 sene boyunca Bay Ridge’de 1. kattaki evimde yazları camlarım açık yaşadım. üstelik demir falan da yoktu. Sabaha karşı işten çıkıp bisikletle evime döndüm.

Bay Ridge ne kadar güvenliyse aynı şekilde Park Slope,Williamsburg ve Brooklyn Heights da bir o kadar güvenli bölgeler. Ve yapılacak o kadar çok şey var ki buralarda şehre inmek aklınıza bile gelmiyor çoğu zaman. Bay Ridge’de Century 21 var (R treni ile 95.street yönü-86.street 5th ave)Daha önce de bahsetmiştim eğer cok zaman sıkıntınız yoksa Cortlandt’daki century yerine buraya gidin çünkü çok daha rahat ve düzenli.Diğeri fazla turistik,herkes üzerinize geliyor.

Park slope son 10 yılda inanılmaz rövaşta….Kendine özgü bar,restaurant ve kafeleri ve Manhattan’a 15 dk olma özelliği ile çoğu insan buraya taşınma derdinde. Haliyle kiraları da gayet pahalılaştı. Park Slope’u görmenizi tavsiye ederim,keyifli vakit geçireceginize emin olun.

Williamsburg Manhattan’a 5 dakika mesafede L treniyle gidebileceginiz cok şirin bir yer. Aynı şekilde kiraları neredeyse Manhattanı aratmıyor ve gece hayatı da aynı şekilde. Harika kafeler,restaurantlar Manhattan’dan daha uygun fiyatlara sizi bekliyor,gidin derim.

Brooklyn Heights…yine Manhattan’a 5 dk mesafede bir önceki yazımda bahsettiğim gibi pizzasıyla ünlü havlunuzu alıp nehir kenarında yayılarak güneşlenebileceginiz ,Brooklyn köprüsüne karşı gününüzün tadını cıkarabileceginiz çok güzel bir yer.

Bay Ridge’e gelince :Tabi ki Century’ 21dan çok daha fazlası var bu şirin muhitte. Evet Manhattan’a biraz uzak (30-40dk rahat) ama kendi içinde eğlencesi ve alışverisi oldugu icin cok da ihtiyacınız olmuyor şehre inmeye. Nehir kenarındaki uzun sahil yolunda paten kayabilir,parklarında güneslenebilir,aksamları 3.avenue barlarında eğlenebilir ya da kafelerinde oturabilirsiniz. Eğer yolunuz düşerse 7612 3.avenue’daki Omonia kafeye ugrayıp muhteşem cheesecake yada karamelli pastasından yemeyi ihmal etmeyin.

Gezilecek yerler içinde yayınlandı | Tagged , , , | 1 Yorum

Yolculuk Öncesi Hazırlık


New York küresel ısınma dünyaya hakim olana kadar 4 mevsimi mevcut bir şehirdi fakat şimdilerde bir gün yaz ertesi gün kış şeklinde havayı da kendi çılgınlığına uydurmayı başarmış olarak hayatına devam ediyor. Gelgelelim siz siz olun sakın NY’a kışın gelmeye kalkmayın. Otelin restaurantında 3 öğün yemek yemek istemiyorsanız tabii….neden mi? Çok soguk da ondan. Abarttığımı düşünüyorsunuz değil mi? İddiaya girip sonra da kazandım diye ortaya çıkmam istemem ama girersek kesin kazanırım o yüzden siz siz olun aman ne kadar soğuk olur ki demeyin. gerçekten keyfi çıkmıyor. Siz iyisi mi biletinizi nisan,mayıs gibi şehrin yeniden dogdugu aylara alın. Ya da New Yorkta Sonbahar filmindeki gibi bir Central park ile karşılaşmak istiyorsanız eğer sonbaharda gelin. Yazın yine çok nemli ve sıcak olacagından temmuz agustos aylarını önermem ama baharları gerçekten görmeye değer derim.Ne zaman gelecegimize karar verdikten sonra vize basvurusunu yapma zamanı derim.Tabi daha onceden almadıysanız.amerika vizesi Shengen’den cok daha kolay alınan bir vize ve eger düzgün bir işiniz varsa çok zorlanacagınızı zannetmiyorum almakta. Tabi vize alırken sorulan sorulara nasıl cevap verdiginiz cok onemli. Mulakat sırasında rahat olmanız da öyle. Gelir belgeniz,kredi kartı fotokopileri,şirket sirküleri,ev araba ruhsat ve tapu fotokopileri goturebilirsiniz yanınızda. Ama cogu zaman götürdügünüzle kalıyorsunuz. Sordukları birkac soruyla zaten onlar kendi kararlarını veriyorlar ve alırsanız eger genelde 10 yıllık oluyor vize. Konsolosluga giderken bir adres belirtmeniz gerekiyor. Bunun icin otel rezervasyonu yaptırabilirsiniz ama sart degil ve ucak rezervasyonu da sart degil ama yine de tarih belirtmek acısından yararlı olabilir diye dusunuyorum.Konsolosluga gitmeden once vize icin randevu almanız gerekiyor. Bunun icin           +90 212-340-4444      numaralı vize bilgi servisini  aramanız gerekiyor. Telefon ederken yanınızda bir kredi kartı bulundurmanız sart cunku randevu ucreti 20dolar.Bu servis Pazartesi-Cuma günleri arası sabah 8.30 dan akşam 18.00 a kadar hizmet veriyor.Randevuyu PIN numarasını aldığınız gün alabiliyorsunuz. Eğer asırı bir yogunluk yoksa8noel,okulların yogun oldugu agustos sonu-ocak sonu gibi) hemen ertesi gune yada 2-3 gun sonraya randevu veriyorlar. Ama degistirmek isterseniz gununu tekrar ödeme yapmanız gerekli o yuzden mumkun oldugunca gidebileceginiz gune almaya calısın derim.

Randevu aldıktan sonra basvuru formunu eksiksiz olarak doldurmanız gerekiyor bu formu konsoloslugun sitesinden indirebilirsiniz

  • Geçerli pasaport ve nüfus cüzdanı
  •  elektronik başvuru formu DS-160‘ ın barkodlu onay sayfasının çıktısı
  • Bir adet fotoğraf – (fotografcıya Amerika vizesi icin diye belirtmeniz gerekli dogru ölcüler icin)
  • Vize başvuru ücretinin ödendiğine dair banka dekontu
  • İStediginiz kadar ek gelir belgesi

Evet,vizemizi aldık Sırada hangi havayolunu tercih edecegimiz ve nerede kalacagımız var. Eger bir tur sirketiyle gelecekseniz zaten bu konuda sorun yok fakat kendiniz gelecekseniz  ekobilet’ten   tum havayollarının fiyatlarını karsılastırabilirsiniz. Yalnız aktarmalı ucusların bazıları transit vize istiyor ona dikkat etmenizi öneririm. Ayrıca thy ,delta,  lufthansa ve alitalia‘ dan arama yapabilirsiniz. Eger kısa sureli bilet alacaksanız (1 aylık) bilet fiyatları degistirilemez biletler icin cok daha uygun. Donemine gore degismekle birlikte 500-700 Euro arasında bilet bulabilirsiniz.Fiyatlar yazın cok daha pahalı oldugundan(en az 1000euro) baharda gelmeniz her acıdan daha rahat olacaktır.Oteller icin priceline,  trevolocity, expedia ve orbitz’den arama yapabilirsiniz. Bunlara ek olarak quickbook ve lastminutetravel sitelerinde de otel fiyatlarının uygun oldugunu goreceksiniz. Yalnız bazı oteller isimlerini gizliyor ve sadece yerinizi ayırttıktan 24-48 saat sonra otelin ismini söylüyor size. Ama otel fiyatlarının aşırı uçuk oldugu bu şehirde uygun bir şey yakaladıysanız kacırmayın derim. İlla Times Square’ın gobeginde kalmanız gerekmiyor. Downtown,midtown ya da uptown otellerinin hepsine bakın cunku Times Square ilk gun sizi buyulemekle birlikte sonrasında kalabalıktan icinizi bunaltabiliyor.Sehirde kalmanızı öneririm ama Brooklyn’de de sehre yakın olan bir takım oteller mevcut. Ayrıca cok para harcamak istemiyorsanız Days inn,holiday inn gbi otelleri tercih edebilirsiniz. 3 yıldızlı temiz,cok fazla beklentisi olmayan insanlar icin idealler.

Seyahat günü kapıda….Aman siz siz olun o bavulu tıka basa doldurmaya kalkmayın. Eskiden 2şer 32 kg hak veren havayolu şirketleri şimdilerde 23kgluk tek bavul hakkı veriyor ve emin olun burda çok alışveriş yapacaksınız.bence siz bir sırt çantasına diş fırcası,1pantalon 2 de tşört koyun,gerisi nasıl olsa burda tamamlanır.Demedi demeyin.

Evet artık hazırız. 9.5-10 saat süren yolculuktan sonra macera dolu Amerika’ya geldik.genelde JFK’e iniyor ucaklar o da sehirden yaklasık 30-40 dk uzaklıkta.Şİmdi otele nasıl gidecegiz? Taksi sırasına girip bekleyebiliriz(Manhattana 50$+bahşişle 58-60 civarı tutuyor) ,toplu taşımaya binebiliriz cok fazla bavulumuz yoksa-ama havaalanına direkt gelen bir metro yok once otobuse binmemiz ve sonrasında metroya transfer olmamız gerekir,NY’un cok iyi yerlerinden gecerek yapılan bir yolculuk olmadıgından sahsen kaybolabileceginizi de dusunerek cok onermiyorum. Airtrainle gidip oradan metroya transfer olabiliriz(airtrain 5 dolar) ve Bir de Manhattana giden otobusler var  15 dolar fiyatları, airport service ‘den daha detaylı bilgi alabilirsiniz.Bir de supershuttle  var kaldıgınız yere kadar bırakan o da 25$. Bazı otellere direkt olarak goturuyorlar,sizinkine goturmese de Grand Central yada Penn Station’dan kolaylıkla toplu tasıma kullanabilirsiniz.New Yorkta metroya “subway” deniyor ve istasyonlardaki gise gorevlilerinden metro haritasi isteyebilirsiniz.(Ucretsiz)  Eger taksiye binerseniz taksilerde ve tum servisle baglantılı işlerde bahsis vermeniz gerekiyor ve bu da %15 minimum bahsis demek oluyor. Fiş tutarını 2 ile carpmanız size minimum tutarı verecektir. Taksilerin tamaminda kredi karti kullaniliyor ve bahsisi de ayrica kredi kartindan cektirebiliyorsunuz. Haliyle yaninizda para yoksa endiselenmeyin. NEw Yorklular turistlere cok alısıktırlar o yuzden metro haritasını cözmeye calısırken yanınıza gelip nereye gidiyorsun diye soran insanlara sasırmayın. Kolaylıkla insanlara sorabilirsiniz nasıl gidebileceginizi, delilere catmadıgınız surece herkes cok yardımcı. Populasyonda ciddi bir deli nufusu da mevcut yalnız.Yine de cok tuhaf gozukenlere sormamanızı öneririm

Otele geldikten sonra  jetlagi kolay atlatmak için dişimizi sıkıp gece 11e kadar uyumazsak hayrımıza olur.Ucakların genelde 4te indigi ve bavul almak,kalacagımız yere ulasmak da dusunulunce 6da zaten ancak işleri bitirirsiniz ve sonrasında da kısa bir yuruyusle cevrenizi tanıyabilir böylece uyumamak icin yapacak birseyler bulmus olabilirsiniz.SAbah yapacak cok isimiz var,tüm günümüzü uyuklayarak gecirmek istemeyiz.

E hadi bakalım, New York’un tadını çıkarma zamanı artık.

Gerekli bilgiler, Konaklama içinde yayınlandı | Tagged , , , , , , | Yorum bırakın

Faydalı bilgiler


Bazı kurallar:
New York’ta sigara alabilmek için 18,içki içebilmek için 21 yaşında olmanız gerekiyor.
Telefon:
Telefon ederken aradıgınız numaranın(Amerika için) basına 1 koymayı unutmayın.Yurtdısını arıyorsanız 011 daha sonra ulke kodu seklinde aramalısınız. örnegin Türkiyeyi arayacaksanız 011902124444444 gibi….Türkiye’yi aramak icin en iyisi telefon kartı satın almak. Son bir kaç senede telefon etmek daha da ucuzlamıs ve 2 dolara ev hattını arayarak 3.5 saat konusma hakkı veriyor cogu kart. Telefon kartlarını herhangi bir “deli”den satın alabilirsiniz. Playball,NYC call,Crazy New York,Cheese Burger Deluxe gibi herhangi bir kartla rahatlıkla uzun süre konusabilirsiniz. Yalnız eğer kontorlu hattan arıyorsanız dakikası 10cent yazacagından astarı kumasını gececektir o yuzden size önerim kaldıgınız yerde bir hatlı telefon varsa onu kullanmanız ya da ankesörlü telefondan kartın arkasında yazan 800lü numarayı arayarak ödeme yapmanız.Kart kullanımı için önce kartın arkasında yazan numaralardan birini aramanız( 212li,646,347 yada 718li olabilir farketmez)sonrasında kartın arkasındaki kazıdıgınız numarayı girmeniz ve you have 2 dollars sesini duyduktan sonra da 01190………ile baslayan Türkiye numarasını girmeniz gerekiyor. Çoğu kartla ev telefonundan 1 saat de konussanız icinde para kalıyor haliyle tekrar arayarak icinde kalan miktarı ögrenebilirsiniz. Ama eger üstünden birkac gun gecerse kart kendi kendini yiyor o yuzden ilk konusmadan sonra o gun icinde tüketmenizi öneririm.
Internet:Şehirdeki çoğu parkta bedava internet mevcut(hotspot olarak biliniyor)eğer bilgisayarınız yoksa kütüphaneleri(New York Public Library-455 5th avenue,40th st) kullanabilirsiniz,kütüphanelerde ayrıca wifi da mevcut.
http://www.nycwireless.net adresinden wireless noktalarını daha detaylı ögrenebilirsiniz.
Posta işlemleri:
Pul fiyatı 44cent olup yurtdısına kart göndermek istiyorsanız fiyatı 98cent. Postane hafta içi 9-5,haftasonları genellikle 9-3 arası açık.
Bankalar 9-6 arası açık.
Kredi kartınızı kullandıgınızda Türkiye ve Avrupa gibi pin kodu istemeyecek,şaşırmayın.Sadece imza atmanız yeterli yalnız kartınızın arkası imzalanmamışsa kimlik soracaklardır,bilginiz olsun.
İşinize yarayabilecegini düsündügüm web sitelerini asagıda listeliyorum
http://www.timeoutnewyork.com: restaurantlarla ilgili bilgiler,son dakika etkinlikleri için harika
http://www.hopstop.com : toplu taşıma için tek geçilir. Ne nerden nereye gider evden oraya nasıl giderim icin harika.
www.manhattanusersguide.com : Şehirde gezinmek için çok yararlı bilgiler bulabilirsiniz
www.mta.org : metro ve otobusle ilgili degisiklikler ve seyahat bilgileri için girebilirsiniz.
www.quickbook.com : Otellerle ilgili indirimler icin harika bir site.

Gerekli bilgiler içinde yayınlandı | Tagged , , , , , | Yorum bırakın

Yürüyerek Downtown Turu


Ben bu şehirde yürümeyi çok seviyorum dedim ya size,haftasonu Washington’dan gelen arkadasımla birlikte vurduk kendimizi yollara,Canal Street(China Towndan başlayıp Brooklyn köprüsüne, ordan Brooklyn heightsa( Brooklyn Heightsta cok ünlenmis bir pizzacı var denemek istedik fakat kapısındaki sıra 50-60 kişiden fazlaydı zaten otobus sırasıdır bu diyip iceri girmeye kalktık o derece inanamadık o sıranın pizzacı sırası olabilecegine, garsona burası şu ünlü pizzacı mı diyince de evet ta kendisi o yüzden de şu görmüş oldugunuz insan sırası içeri girmeye bekliyor dedi! Şaka gibiydi , insanlar hata yaptıgımızı anladı Allahtan yoksa çok utanırdım.

Ondan bir sonraki pizzacı da gayet iyiydi zaten new York pizzasıyla ünlenmiş bir şehir oldugundan her yerde güzel pizza bulmak mümkün. Ama yine de haftaiçiyse şu Brooklyn Heights pizzasını bir denemek lazım. Sırasını az yakalarsam deneyip yazacağım :)

Brooklyn Heights’dan City Hall’e,ordan Wall Street’e ve en sevdiğim yer olan Seaport’a geçtik. Seaport’ta şu anda Bodies diye bir sergi var. Aksam 9a kadar acık ve 1.5 saat sürüyor o yuzden bu sefer girmedik vaktimiz olmadıgından ama muhtesemmis tek kelimeyle muhakkak gitmek lazım.Seaport başlı başına keyif kelimesinin tarifi bence. Dükkanları, restaurantları ve sıcacık atmosferiyle aklınızı başınızdan alabilir dikkat edin.

Seaporrtan sonra güzel bir Soho turu yaptık. Broadway’den Prince streete kadar yürüyüp Prince gelince 7.avenueya dogru sola sapıyorsunuz. Tabi eger downtowndan yuruduyseniz,kosede bir cafe var,o cafeden iceri girecek sekilde sapmalısınız. 2 blok iceri yuruyunce West broadwaydesiniz. Artık restaurant begenin amacınız yemekse. Degilse de tum ara sokaklarda magazaların tadını cıkarın. Broadway-Sohodan biraz farklı oldugunu goreceksiniz dukkanların. Ama eger pahalı markaları arıyorsanız dogru yerdesiniz.

Sohodan sonra Tribecaya yürüdük.Siz eger yürümek istemezseniz Canal Streette(A treniyle)inip Greenwich streete yürüyün ,Tribeca gercekten gorulmeye deger bir yer.Güzel bir sarapla günün yorgunlugunu burda atabilirsiniz. Biz atmadık. SAnki onca yolu yürümek yetmemis gibi bir de üstüne West Village ve Greenwich Village’e yürüdük. Ama iyi de yaptık.Keyifli bir kalamar şarap kombinasyonuyla Village’in tadını çıkardık. Village’de çoğu yerde göremeyeceginiz enteresan insanlarla karsılasmaya hazır olun,sonra şaşırmayın. Zaten New Yorkta pembe yeşil eflatun ya da hepsinin kombinasyonundan olusmus renklerde sacları olan insanlar cok sayıda var. O yüzden de gercekten sadece sokaktan gecen insanları seyrederken bile hic canınız sıkılmıyor. W4 street-6. avenueda inip sokakları dolasarak kesfedebilirsiniz.

Tüm gününüz bu turla bitecek ama inanın pişman olmayacaksınız,bu şehri tanımak için yapabileceginiz en iyi şey yürümek. Aralarda otobus ya da metro kullanabilirsiniz tabi ama tamamen toplu taşımaya yönelirseniz hic bir sey anlamazsınız,benden söylemesi :)

Her gün en az bir reklam çekimi görmek mümkün New York sokaklarında….sanırım fotograftaki  bir çorap reklam çekimiydi… iç çamaşırı gibi dursa da :)

Gezilecek yerler içinde yayınlandı | Tagged , , , , , , | Yorum bırakın

New York’a gelir gelmez


Cep telefonsuz adım atamayanlardan mısınız?Öyleyse ilk iş size bir kontörlü hat almak olsun. Amerika’daki telefonların özelligi arasanız da aransanız da birseyin degismemesi.Yani arasanız da aransanız da aynı parayı ödüyorsunuz. Aman nasıl olsa ben aramadım konuşayım diye bir şey yok.Cep telefonunuza gelenve gönderdiginiz mjlar icin de yine 20c ödüyorsunuz. TAvsiyem At&t ’den bir prepaid telefon almanız. 25 dolar verdiginizde size icinde 25 dolar kontör olan bir telefon veriyorlar. Kullandıgınız gün basına 1 $ ve dakika basına 10c odüyorsunuz. Ama eger aradıgınız kisi de At&t ise o zaman tum arama bedava….istediginiz kadar konusun.Örnegin tmobile ya da Verizon bir arkadasınızı aradınız,ve 5 dk konustunuz, gunluk 1 dolar kullanım ücreti telefonu kullandıgınız icin kontörünüzden düstü. Ve konusma süresi icin de 50c dustu yani 1.50 $ harcamıs oldunuz. Ertesi gun At&tyi aradınız diyelim bu kez yalnızca 1dolarlık kullanım ucretini odediniz ama Att oldugunuz icin bedava konusabilirsiniz. T-mobile ‘de de prepaid telefonlar var. Karsınıza hangisi cıkarsa onu alabilirsiniz,servis kaliteleri birbirine yakın. Verizon ve Sprintte bildigim kadarıyla prepaid yok ya da sim kartıyla calismadıklarından Turkiyeden getirdiginiz telefonla calısmıyorlar haliyle yanınızda telefon getirdiyseniz At&t ya da Tmobile,getirmediyseniz herhangi birini alabilirsiniz.

İlk gün sizi cok yorma taraftarı degilim. her ne kadar New York kosturmaca ve karmasanın merkezi de olsa bulvarları,caddeleri keyifle yürünecek ve görmeye doyulamayacak kadar güzel bir şehir.Ben Manhattan’da yürümeye basladıgımda en az 75-80 blok yol yürüdüğümü farkediyorum ve hayatımda yürüdügüm hic bir sehir bana bu kadar keyif vermiyor. O kadar büyük ki her gün baska bir caddeden yürüseniz de hep yeni yerler kesvediyorsunuz.

New York 1 haftaya sıgacak kadar kücük degil ama yine de güzel bir programla 1 haftada cok yer görülebilir. Hop on Hop off otobüsler şehir turu için ideal olabilir yürümeyi cok sevmeyen ve şehri keşfetmek için uğraşmak istemeyenler için. Ben şahsen bir şehri tanımak için bol bol yürümek ve yürürken keşfetmek taraftarıyım.Ama tabi ki burda isteyenler için otobüslerle ilgili bilgiyi yazıyorum

Gray Line telefonu :1 212 445 0848 www.newyorksightseeing.com  eğer paket almak isterseniz 8.5 saatlik öğlen yemeği ve Rockefeller Center’ın en üst katına çıkmayı da içeren(tek başına 20$)paket 89$.

Yalnızca otobüs turu 2 günlük 49$.Bunların dısında bir dolu alternatifleri var yalnızca downtown,yalnızca uptown,Brooklyn ile Brooklynsiz gibi….web sitesinde tüm bilgileri bulabilirsiniz. www.newyorksightseeing.com/category.php?cat=NYCT

Otobüse alternatif olarak şehri bisikletle gezebilir(tur rehberi eşliğinde), nehirde gemi turuna katılabilirsiniz. Gemi turunu şiddetle öneririm,bisiklet biraz pahalı geldi ama tercih size kalmıs.

Circle Line Cruises(gemi turu): 1 212 563 32 00

www.circleline42.com

3 saatlik Manhattan turunun fiyatı 34$

Bisiklet turu:

1  877 865 0078 www.bikethebigapple.com 5-7 saat 80-90$.

Otobüsle gezmek istemeyenler için şöyle bir program önerisinde bulunabilirim.

Times Square-47.street&7th avenue

Tüm trenler buraya gidiyor denebilir. Metro haritasına ilk bakısta karısık gelecektir,trenle hangi yöne dogru gideceginizicevrenizdekilere sormanızı öneririm.(uptown ve downtown olarak degisiyor trenler)Ama cadde ve sokaklar numaralı oldugu icin kaybolmayacagınıza emin olabilirsiniz:)

Tİmes Square’de Amerika’nın pazarlamanın merkezi olduguna bir kere daha inandıktan sonra yürüyerek civarı gezebiliriz. örneğin kısa bir Central park turu fena olmayabilir. 59.streetten Central Park’a giriş yapıp içindeki şirin hayvanat bahçesini ziyaret etmenizi tavsiye ederim.(63rd&5th ave-sabah 10 aksam 5 arası açık giriş 10$)

Central Park şehrin ortasında yapay çok büyük bir park ve yürü yürü bitmiyor, içinde kaybolma olasılıgınız da oldukca yuksek o yuzden cok derinlere inmeden genel bir gezi yeterli olur diye dusunuyorum

Central Park sonrasında hazır uptowndayken 5. avenue üzerinde yürüyebilirsiniz. 49.street 5. ve 6. avenue’da Rockefeller Center’a uğramayı ve tam karşısındaki St.patrick’s Katedrali’ne uğramayı ihmal etmeyin.Sonrasında caddeleri yürüyerek yönünüzü tayin etmeye çalışmak iyi olacaktır.

Manhattan’da avenuelar(bulvarlar)streetlerin (sokaklar) yaklaşık 3 katı uzunluğundadır. O yüzden yürü yürü bitmiyor hissine kapılmanız normal Avenuelar kuzeyden güneye,doğuda 1.avenue ile başlayarak batıda 12.avenueya kadar uzarlar.(1-2-3-Park-madison-Lexington-doğu ) ortada 5, ve 6,7 ve sonrası batı olarak düsünülebilir.Sokaklar dogu-batı seklinde ilerler ve Greenwichte 1. sokaktan kuzeyde 220.ye kadar uzanır. Ama 220 denildigine bakmayın Manhattan olarak kabul edilse de gezi alanı 120.streetin üstüne pek cıkmıyor turistler icin.

Evet uptown turumuz umarım güzel gecmistir. her tarafı kafelerle donatılmıs olan bu şehirde güzel bir kahve molası vermenizi şiddetle öneririm.Her yerin kahvesi güzel diyebilirim sonucta Amerika demek kahve demek ve filtre kahve seviyorsanız şans yüzünüze güldü.Seçin,begenin alın.

Bu arada metro kartı günlük  sınırsız 8.5$ ,haftalık sınırsız 27$ ve aylık  sınırsız 89$. Tek kullanım ücreti 2.25$ oldugundan sınırsız kullanımı öneririm.bilgi için mta

Thank you Vish for all the great photos

Gerekli bilgiler, Gezilecek yerler içinde yayınlandı | Tagged , , , , , , | Yorum bırakın

New York’ta ve Amerika’da her yerde Yelp!


Sanırım herşeyi yazmışım ama Yelp‘i yazmamışım. Bu da biraz komik olmuş. Herhangi bir ihtiyacınızda gerek restoran gerek terzi gerek park gerek berber kuaför, ne hizmet olursa olsun orada oldugunuz süre boyunca Yelp.com kullanıp yorumlardan faydalanarak düzgün yerler bulabilirsiniz. Turistik olan her yerden kaçın fiyatlar acaip uçuyor sonra insanlar gelip bana sen ucuz yemek var dedin biz bulamadık diyorlar o yüzden en garantisini yapın ve Yelp kullanın. Bu arada Yelp Türkiye 2012 Aralık’tan beri aktif haliyle Türkiye’de de kullanın, Amerika’da da, bulundugu toplam 29 ülkede de. Bir de New York’a gitmişken buraya bir gidin;) veeee Meksika seviyorsanız da kesinlikle buraya uğramadan geçmeyin!!!!

Şimdilik iyi geceler, aralarda yine çıkarım önerilerle, uzun ara vermemeye söz veriyorum! :)

Alış-veriş, eğlence, Gerekli bilgiler, Gezilecek yerler, Konaklama, yeme-içme içinde yayınlandı | Tagged , , , , | Yorum bırakın

Central Park West’te Bir Otel


Astor on the Park

Ny’ta ucuz ve temiz otel arıyor ve Manhattan’da kalmak istiyorsanız burayı seçebilirsiniz. Ama beklentinizi lütfen yüksek tutmayın. ImageImage Burası ne bir balayı oteli, ne de uzun süre vakit geçirilebilecek bir otel. Sakın ama sakın Türkiye’deki gibi birsey beklemeyin. Türkiye ile kıyaslamak gibi birsey yapacaksak hani sevimli aile pansiyonları vardır, onlarla kıyaslayabiliriz.

Normalde New York’taki odalar ciddi küçük olur, burası bana yeterince uygun bir boyut gibi geldi. Öncelikle muhitinden bahsedeyim. Metronun B ve C hatlarıyla ulaşılabilen, metroya 3 blok uzaklıkta, otobüse ile sadece 1 blok uzaklıkta bir otel burası. Central Park önünüzde. Sabah yürüyüse cıkabilirsiniz parkta.

Amacınız sıcak su ve temiz oda bulmak ve merkeze yakın olmak ise dogru adresi. Amacınız otelde vakit gecirmek, daha havalı bir yerde kalmak ise sizlik değil. Ben Mart ayında 3 gece gecesi 70,75 dolar gibi komik bir fiyata kaldım. Wifi yok, bu fiyata kahvaltı dahil degil. Yanlız metroya yürürken yol üstündeki delide (Türkler ve cok seker insanlar bu arada) kahve, ev yemegi, bagel gibi secenekler mevcut hem de fiyatları gayet uygun.

Geceleri Colombus’ta pek dolasmayın. Central West yani otelin bulundugu caddede istediginiz gibi yürüyün gezin ama Colombus’a pek gitmeyin. Birsey olacagından degil, rahat etmeyeceginizi düsündügümden. Civarda bir cok bar ve restoran var, oralarda da takılabilirsiniz.

Önünden geçen otobus Columbus Circle!a gidiyor, bavulunuz vb  oldugunda orada asansor oldugunu ve böylece havaalanına falan gidecekseniz metroya daha kolay inebileceginizi unutmayın. Ben Central Park’a bakan bir odada kalmadım ama arkaya bakan oda da sessizdi, dedim ya ben odayı sadece dus ve uyku icin kullandım o yüzden de her sekilde yetti. Yine gittigimde ilk fiyat alacagım yer olacak kendisi…

| Tagged , , , | Yorum bırakın

New York’un fiyatlarına ne olmuş?


Eskisi gibi yoğun paylaşımda bulunmamamın bir sebebi var. Ben artık NY’da yaşamıyorum. Gelgelelim senede 1 gittiğimden hala konuya hakimim, panik yapmayın. Bloğu okumaya devam edebilirsiniz:)

Geçtiğimiz ay 1 haftalığına gittiğimde her şeyi çok pahalılanmış buldum. Yemeklerin tadını da bir o kadar lezzetsiz. Sushi ve Çin yemeği dışında tabii… Onlar her daim müthiş. Hem de ucuz:)

Belki siz öyle bulmazsınız, benim damak tadım değişmiş olabilir, mümkündür. Gelgelelim daha önceki önerilerime ek olarak biraz yeni alışveriş mekanlarından söz edeyim dedim, bir de genel olarak deneyimimden bahsedeyim istedim.

Her ne kadar her tarafında ayrı birer inşaat olsa da yine de güzel New York’um… Biraz yıpranmış gördüm kendisini…Başa çıkamıyor da bana ne biraz bıraktım der gibiydi…Belki de ben yıllarca içinde olduğumdan görmüyordum. Dışarıdan bakan göz farklı görüyor.

Neyse, Century 21 kendini yenilemiş. Haftaiçi  giderseniz World Trade Center’ın karşısındaki mağazasına muhteşem ayakkabılar, çok ucuz parfümler ve kıyafet alabilirsiniz. Gelgelelim iç çamaşırı fiyatları çok artmış, tamam yine de bize göre ucuz olabilir ama artmış, yok öyle 2 dolara, 5 dolara gibi fiyatlar artık….Bir de 66’ya yeni bir mağaza açtılar, Lincoln Center’ın oraya geçen sene, bayağı bir alışveriş yaptım o daha küçük ama fena değil.

Gelgelelim TJ Maxx cok güzel yenilenmiş. İç çamaşırında daha uygun fiyatlar bulmak mümkün. Aynı şekilde eşofman, spor kıyafet gibi ihtiyaçlar buradan karşılanabilir. Çanta ve bavul için de yine hem TJ’s hem de Century’s uygundur.

Ulaşım:

Metro kartı artık 1 dolara satılıyor. Havaalanında inince shuttle hala 14-15 dolar civarında. Tabi Manhattan’a götürüyor. Shuttle istemem diyenler 5 dolara air traine binip oradan da metroya transfer olabilir. 8.Avenue üzerinden giden A treniyle 51’den havaalanına toplam transfer sürem 40 dakikaydı. Çok bavulunuz yoksa metroyla gidin, gayet kolay. 2 bavulla seyahat edilebiliyor, sadece bineceğiniz durağı yürüyen merdivenli seçmeye çalışın derim ben.

Ne kadar her yere yürürüm de deseniz(ben öyle yapıyorum) metro kartı konusunda cimrilik yapmayın, 1 hafta kalacaksanız 32 dolar+1 Dolar kart parası ödeyerek alacağınız kart sizi her yere götüreceğinden sakın aman bem 10 seferlik kart kullanırım falan demeyin, o bitiyor sonra kalırsınız ortada. 1 kart alıp 2 kişi aynı anda kullanamazsınız bu arada.17 dakika sonra izin veriyor aynı yerden 2. geçişe. Bunu daha önce yazmışımdır, bilgi tazeleyelim :)

Bugünlük son olarak eğer kullanmadıysanız Yelp indirin telefonunuza ve oradaki yorumlardan nereye gidilecebileceğinizi kestirin. Ben de oraya yazdığımdan belki benim yorumlarıma da denk gelirsiniz hem :)

Önümüzdeki yazımda iki farklı otel deneyimiyle devam edeceğim…Bir tanesi hem ucuz, hem de beklentimin üzerindeydi o yüzden paylaşmak istiyorum;)

 

Şimdilik sevgiler

Alış-veriş içinde yayınlandı | Tagged , , | Yorum bırakın

Pinkberry


Artık İstanbul’da da olan Pinkberry’i bir de Amerika’da denemenizi öneririm.

Canınız tatlı birşeyler çekti ama sağlığınıza dikkat ediyorsunuz.Öyleyse size Pinkberry’i önermeliyim. Ülkemizde Yoort marka frozen yogurtu denediniz mi bilmiyorum ama Pinkberry aynı konsept. Daha dogrusu Yoort Pinkberry ile aynı konsept demeliyim. İstediginiz aromayı seçip(mango benim favorim),üzerine karışık meyve,ceviz fındık ya da bonbon şekeri ,çikolata gibi şeyler ekletebilirsiniz. Bir dolu yerde dükkanını bulmak mevcut benim favorim Soho’dakidir(41 Spring street)….kapıdaki sıraya hazır olun derim :)

Detaylı bilgi için : Pinkberry

yeme-içme içinde yayınlandı | Tagged , , , | 1 Yorum

Diablo Royale-Tadı Damağınızda kalma Garantili Meksika Restaurantı


Uzun zaman oldu…

Öyle ki böyle bir bloğum olduğunu unutmuş gibiyim. Nasıl olsa NY’da her şey yerli yerinde durduğu ve bizdeki gibi jet hızıyla bir değişim sıkıntısı yaşanmadığı için bilgiler halen güncel. Fakat yine de bu, farklı restaurantlardan bahsetmek gerekmedigi anlamına gelmez. Mayıs’ta gittiğimde kendimi buna adayacağıma söz veriyorum.:) Ne NY’umdan ne de bloğumdan vazgeçmiş değilim yani, yanlış anlaşılmasın.

Ne zamandan beri yiyebileceğiniz en güzel hamburger konusunda iddialı olduğunu düşündüğüm bir Meksika restaurantından bahsedeceğim ama erteleye erteleye maşallah 1 sene geçti. Kaplumbağa hikayesine çevirdim olayı.

Neyse konuyu uzatmadan sadete geleyim. Diabloroyale  benim en sevdiğim yer olduğunu artık bildiğiniz Village’de. NYC’deki bir çok restaurantta olduğu gibi kapısında 1 saat beklemeyi göze almak istemiyorsanız rezervasyon yaptırın derim. (212-620-0223) Hamburgerinin tadını unutamayacaksınız. Hmm, Hamburger yiyeceksem Meksika rest.da ne işim var derseniz ben bilmem ama tacolarının,fajitalarının da quesadillalarının da harika olduğunun garantisini verebilirim. Yanında güzel bir margarita ya da sangria da içtiniz mi hayat size güzel…bana da buralardan bakıp iç çekme kısmı düşer. Şimdiden afiyet olsun :)

yeme-içme içinde yayınlandı | Tagged | Yorum bırakın

Moma ve Metropolitan Restaurant Barları…


Evet bildiğiniz müze olan Metropolitan ve Moma‘dan bahsediyorum. Moma’nın giriş kapısının hemen yanından girişi  olan çok şık bir rest.barı var şarabınızı yudumlarken keyifle sohbet edebileceğiniz ve metropolitan müzesinin de üst katında güzel havalarda açık olan çok güzel bir barı var….Vaktiniz varsa kesinlikle uğrayın derim…

yeme-içme içinde yayınlandı | Tagged , , | 2 Yorum